Musa Tektaş Hacked By Hamed.Sha2ow...
Yazarın Diğer Yazıları:

                                                                                                                      17.09.2013

Ruhun ve bedenine özenmiş Hak öz eli

Şairler senin için yazmış na’tı gazeli

Varlığın emsalsizdir ey Güzeller Güzeli

Salât ve selam sana olsun “Hazret-i Ahsen”

Senin güzelliğnden şûledir barış esen

Ey Güzeller Güzeli!

Bir ismine de “Ahsen/Güzel” denilmiş Senin, kâinattaki canlı cansız her ne varsa, Senin nurunla anlam bulmuş, bir güzelliğe sahip olmuş. Allah tarafından indirilen dört kitapta da Senin güzel vasıflarının zikri vücut bulmuş. Kâinat yaratılmış Senin yüzü suyunun hürmetine... Şâirlerin, ediplerin sözü yetmez Senin methine. Üstad Fuzûlî'nin bakalım bir iki beyitine:

İzid serîr-i hüsne seni kıldı pâdişâh

A'lâ kemâl-i zâtike fi ahseni'ssıfât

Kıldın edâ-yi na't Fuzûlî temâm kıl

Kemmelte bi'sselâmi ve tememte bi'ssalât

“Yâ Muhammed, Senin visalin bana hayat, ayrılığın ise ölüm verir. Yaratanım her türlü noksanlıktan münezzehtir.

Senin ayrılığına tahammül eden sana kavuşur. Sabır ve sebatın yardım ettiği insan, ne güzel insandır.

Arzulara, maksatlara kavuşabilmek ancak Senin lûtfunla mümkün olabilir. Onunla kurtulmayı isteyenin istediği şeydir.

Gökten suları indirip, onunla bitkileri dirilten Allahu Teâlâ, benim şairlik bahçelerime, Senin hararetli aşkını yağmur gibi yağdırmış.

Hak, kâinatın yaratılışına senin varlığını sebep etti. Sen var olasın diye kâinatı yarattı, Sen kâinatın zuhûruna sebepsin.

Allah, güzellik tahtına Seni padişah etti. Zâtının kemâlini sıfatların en güzelleri içinde yükseltti.

Ey Fuzûlî, na't yazma vazifesini yerine getirdin. Bu görevini O’na salâvat ve selâm getirerek tamamla.”

Mirac'ta Senin güzelliğine hayran olan dokuz felekte bulunan her bir seyyarenin konuşmalarına melekler oldu mestân. Ve Peygamberlerin Seni selamlaması, hayranlıkları dillerle destân.

Feleğin gökyüzünde parlak yıldızları süs olarak kullanıp ışık donanması kurduğu bir geceydi o gece. Zaman da güzel kokularla dolmuştu. O gece hüzün bitmiş en büyük bayram olmuştu.

Neşâtî, göklerin Sana olan iştiyakını şöyle dillendirmişti:

Ahsente zihî şebi dilârâ

Şâmı tarabı letâfet-efzâ

Gökyüzü Senin güzelliğine âşık. Her gece sabaha kadar bağrı kanayarak, hasret çekerek Senin yolunu gözlerdi. Bu özlemden dolayı, ayrılık kılıcıyla ay incelir, hilâl şeklini alırdı.

Bir ismi de “Ahsen” olan Ya Muhammed (s.a.v.),

 Sen âdeta ümmetinin savunucusu, temsilcisisin. Sen güzellik diyarının incisisin.

Yunus Emre Senin adın gibi kendinin de güzelliğini ilâhî olarak terennüm etmiş:

“Adı güzel kendi güzel Muhammed” mısralarıyla güzelliğini ve güzel isimlerle tavsif olunduğuna işaret etmiş. Şu dörtlükte de cihanın bütün güzelliğinin Senden olduğunu ne de içten şöylemiş:

Sen hak peygambersin şeksiz gümânsuz

Sana inanmayan gider imansuz

Âşık Yûnus n'eyler cihânı sensüz

Adı güzel kendü güzel Muhammed

Ey Güzel Efendim

“Biz insanı en güzel biçimde yarattık.” (95/Tin, 4) buyuran Rabbimiz insanların içinden de Seni seçti. Sana inanalar güzellik çeşmesinden zemzem misali, Kevser misali içti.

Rabbim Seni yaratılmışlar içinde en güzel bir şekilde biçimlendirdi. Senin lütuf sofrandan bir lokma alanlar ebedi acıkmayacak bir tokluğa erdi.

En iyi iş, en güzel ameli Sen yaptın. Daha güzeli ve daha fazlasıyla karşılığı Yüce Mevlâ Sana eyledi ihsan. İşte sabredenlere karşılık olarak cennetin en yüksek makamları ile müjdelendi ümmetin. Orada hürmet ve selamla karşılanacak olduğu Kur'ân da olundu beyan. Şu âyet-i kerîmenin sırları hakikati can kulağına fısıldar her an: “Orada ebedî kalacaklar, orası ne güzel bir konak ve ne güzel bir makamdır.” (25/Furkan, 76)

Senin güzel ahlâkın Kur'ân ahlâkıydı. Hz. Aişe (r.ah.) validemize sorulunca böyle buyurmuştu. Çünkü Sen, insanlardan hiçbir maddî karşılık beklemeden, dertlilerin, derdine derman olurdun, şifa bulurdun... Kur’ân neyi emretmişse hayatına tatbik eder, onunla mutlu olurdun. Tebessümün câna safa, kelâmın ruha şifa Ya Nebî. Sensin gönüller tabibi, Sensin Allah'ın habibi.

Şeyyad Hazma da hastalara şifa sunan, gül güzelliğini tarif için Senin güzelliğinle şiirini ziynetlendirmiş:

Derinden açılur güller sözünden şehd ü şekkerler

Seninle hasta gönüller şifâdur yâ Rasûlallah

 

Cümle Yûsuflar Güzeli

Muhyî'nin şu beyti ise Senin güzelliğinin ne derece yüksek olduğunu belirtiyor:

Cümlenin mahbûbu sensin ey habîbi ezelî

Cümle Yûsuf'lar içinde ey güzeller güzeli

Sen bütün cihanın ezelden beri sevgilisisin. Çünkü Sana, Allahu Teâlâ “Habîbim” dedi, bütün güzellerin en güzeli Sensin. “Cümle Yûsuf'lar içinde ey güzeller güzeli” demekle şair şu hakikati beyan ediyor:

“Hz. Yûsuf (a.s.), Mısır sokaklarında gezerken yüzünün pırıltısı güneş ışıklarının yansıması gibi duvarlara aksederdi. Bir kimse O’nun yüzüne bakmak isterse hemen gözlerini çevirmek zorunda kalırdı. Bütün bunlara rağmen Yûsuf (a.s.)’a güzelliklerinden sâdece bir parça verilmişti. Ey Muhammed (s.a.v.)! Sana ise tamâmı verilmişti. Eğer görünmeyen güzelliği gösterilseydi, kimse bakmaya tâkat getiremezdi. Ashâb-ı Kirâm'ın gençleri, bir gün mübarek zevcen, Hazret-i Âişe vâlidemizden Senin güzelliğini sorduklarında Hazret-i Âişe (r.ah) şöyle söylemişti:

‘Mısır'dakiler, O’nun yanaklarının güzelliğini işitmiş olsalardı, bütün mallarını, O’nun yanaklarını görebilmek için saklarlardı. Züleyhâ'yı kötüleyen kadınlar, O’nun parlak alnını görselerdi, ellerinin yerine kalplerini keserlerdi de acısını duymazlardı.”

Zâtî'de şu beyitinde bunu söylüyor zaten:

 

Yûsuf'u gerçi görenler ellerini kesdiler

Gün yüzün gördü senin şakk oldu bedrin ayası

“Yûsuf'un güzelliğini gören kadınlar ellerini kestiler; fakat Senin güneş gibi olan yüzünü gören Ay iki parçaya ayrıldı.”

Hz.Yûsuf Ay ise, Sen Güneş'sin Ya Rasûlallah. Seni güzellik ülkesinin hakanı yapmış Yüce Allah.

Senin güzelliğinin yanında Hz. Yûsuf'un güzelliğinin zayıf kaldığını belirtir meselâ Bâkî:

Seni Yûsuf'la güzellikte sorarlarsa bana

Yûsuf'u görmedim ammâ seni ra'nâ bilirim

Evladından Darendeli Osman Hulûsi Efendi'nin Dîvân'ındaki şu beyti dünyadaki ve ahiretteki güzelliklerin, ağaçların, nebatatın hep sana hayran olduğunu anlatır bize:

Senin hüsnüne hayran olmadık kim var şu âlemde

Benzemez kaddine ne servi ne Tûba yalınız

Sen boyu yücelerde olan gönlü gökçek Rasûlsün. Sen cömertlik ağacısın. Senin gölgene sığınır ümetin. Dünya müştâktır ahiret sana âşık, senen güzelliğindir yere ve göğe ışık.

Ve Azerbaycan'dan bir peygamber âşığı olan Mehmed Aslan'ın güzellik ebrûsunun motiflerinden bir zerre misali yüreğinden dökülen mısraları:

 

Çimen çiçek fısıldasın o mübârek ismini!

Bağ bahçede kızıl güller hatmeyleyip resmini.

Hasretinden coşan sular dil dil ötür vasfını.

İlâhiden sevilen Sen, övülen Sen, ancak Sen!

Amâline, kemâline, cemâline bin ahsen!

Süphe ışık, göze nursun! Işık ölmez, nur ölmez!

Tecellinle ölmeyenler kıyamette dirilmez

Şefkatinle örülmeyen yıkık gönül örülmez!

Sen gönüller mimarısın; şifa Sende, ruh Sende!

Ömrümüze bahar eser Sen kalplere esende!

Sen “Ahsen”sin, güzelsin. Sen şiirde na'tsın, koşmasın, gazelsin. Sen güzellikte ezelsin.

Daima Sana salât ve selam ediyoruz,

 Ey güzeller güzeli.

“Allahumme salli alâ seyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.”

 

 
Facebook'ta Paylaş
 
 
 
 
İsim:
Yorum:


Güvenlik Sorusu: 8 + 7 =
 
OKUYUCU YORUMLARI
Tugba Kilavuz 17.09.2013-19:20:12
  Allahumme salli ala seyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed. Tesekkur ederiz...
 
 
KÖŞE YAZARLARI
Halil Delice
Bir Bardak Su
Fırat Kızıltuğ
Edebiyatımızda Hüzün
Funda Özsoy Erdoğan
Gözlerini Kaçırma
Naci Yengin
Bozgunun Zaferi!
Göktan Ay
“Türk Akademisi” Kuruldu
Elif Sönmezışık
Biraz Mevsim Biraz İnsan
Ahmet Mahir Pekşen
Sarı Rengin Şarkısı
Yusuf Bilge
İpekböceği
Fatma Pekşen
Bir Kitap Okudum: Engelleri Aşanlar
Ali Erkan Kavaklı
Hayranlık Duyduğum Romancı Mustafa Necati Sepetçioğlu
Bütün Yazarlar >>
 
 
 

 
Tarihte Bu Hafta
Dergilik
Portre
Röportaj
Kitaplık
Şiir
Sinema
Tiyatro
Araştırma
Deneme
Makale
Gezi
Hatıra
Mizah
Hikaye
Hakkımızda
Çocuk Edebiyatı
Sanatalemi Yarışma
Gazeteler
Kültür Sarayı
Eskader Görüntüler