Fırat Kızıltuğ Hacked By Hamed.Sha2ow...
Yazarın Diğer Yazıları:

Şair, bestekâr, tarihçi ve fıkra türünün efendisi. İki dönem de İstanbul Milletvekili.  Darüşşafaka’dan mezun olduktan sonra, Ahmet Mithat Efendi’nin haddesinde olgunlaşmış, hemen her türde yazı yazmış, her düşünce sahibi tarafından sevilip okunmuş, üslûpçuların tek ve ilk üstadı.
Günümüzde bile rahat okunabilen, Türkçe’nin bu eşsiz üstadı, Zamanın en önemli bestekârlarından Bimen Şen ve Tarihçi Ahmet Refik ile masa dostlarıdır. Kemanî Tatyos Efendi de dostları arasındadır.
Bestelediği şarkıların güftelerini kendi yazmıştır. Bu şarkıların aynı anda hem nağme ve hem de güfte olarak zuhur ettiği kanaatini kuvvetle taşımaktayım
Şarkılarının o kadar tabiî, lirik olması böyle bir marifeti gerektirir. Bilhassa beş yaşında iken babamdan geçtiğim Rast şarkısı :

Lebi rengînine bir gül konsun
O gülün üstüne bülbül konsun
Zülfünün gerçi menendi olmaz
Adı amma yine sünbül olsun

Zemininde ve nakaratında makamın sadece ilk beşlisini kullanmak suretiyle tertibedilmiştir. Şarkının  bütün notaları yanaşık ve sadedir. Sadece meyanda Hüseynî perdesine dokunarak altıncı bir ses kullanılmıştır. Hem makamın muhteşem duygusunu, hem de şarkıdaki manâ prozodisini yansıtır. Dinleyici ve icracı bu şarkının hemen etkisi altına girer. Sanki zamanımızda bestelenmiş gibi taze ve 19. Yüzyıldan kalma bir eser değildir. Esasen büyük bestekârlar, geniş ses dizileri ile bestelemezler. Sadelik içindeki büyüklüğü ararlar.

Yine üstadın nev-i şahsına münhasır, hiçbir bestekârda görmediğimiz üslûpta bir Segâh şarkısı mevcuttur:

Benim sen nemsin ey dilber
Deli gönlüm seni ister
Zannederler etmiş ezber
Deli gölnlüm seni ister

Bir çiçeksin gül dehensin
El sürülmez bir çiçeksin
Varsa sensin yoksa sensin
Deli Gönlüm seni ister.

Yine dillerde ve gönüllerde dolaşan Suzinâk Makamındaki “Pek revâdır sevdiğim ettiklerin” ve Uşşak Makamındaki “Aman sâkî, canım sâkî doldur doldur da ver” şarkısı sık sık programlarda yer alır.
Karısının ayrılırken söylediği: “Sakın geç kalma erken gel” cümlesini hem güfte hem de beste haline getiren Ahmet Rasim Beyin Uşşak eserini birileri ısrarla Tatyos Efendi’ye mal etmek isterler. Belki aranağme ve notaya alma konusunda Tatyos’un yardımı olmuştur. Şarkı dikkatle analiz edildiğinde Tatyos’dan daha çok Ahmet Rasim Bey üslûbundadır.

Bu akşam gün batarken gel
Sakın geç kalma erken gel
Tahammül kalmadı artık
Aman geç kalma erken gel

Cefâ etme bene mâhım
Sonra tutar seni âhım
Beni üzme şîvekârım
Sakın geç kalma erken gel

Hicaz Makamından bestelediği şarkısı ise, hem imtihanlık bir şarkıdır, hem de dört satırlık güftenin bestelenmesi ile nelerin dile getirilebileceğinin harika bir örneğidir:

Can hasta gözüm yaşlı gönül zâr ü perişan
Öldürdü beni mihnet-i devrân gam-ı cânân
Ben anladım artık olamaz derdime çare
Öldürdü beni mihnet-i devrân gam-ı cânân

Bu şarkıyı üstadlardan dinlediğinizde, zaman mekân sükût eder. Derin düşüncelere dalarsınız. Eser melânkolinin en üst noktasını yakalamıştır. Doğru… Fakat sanat gücü, hem söyleyeni, hem saz çalanı ve dinleyeni etkisi altına alır. Zihninize takıldığı zaman sizinle beraber günlerce içinizden terennüm edersiniz. Bu tesir gücüyle Tüek Mûsikîsi edvârındaki eserlerin en önde gelenlerindendir. Yazı mesleğine mensup bir üstadın hevesinin mahsulü değildir. Sadece bu Hicaz şarkı ile Ahmet Rasim Bey büyük bestekâr pâyesini hak etmiştir.
“Can hyasta gözüm yaşlı gönül zâr ü perişan” şarkısı, Hicaz Makamının kullanılışı bakımından da hiçbir bestekâra benzemeyen özellikler arzeder. Yine eminim ki bu şarkının güftesi ve bestesi aynı anda zuhûr etmiştir. Ahmet Rasim Bey, gönül tellerinin titrediği, vecd halinde olduğu bir anda bu şarkıyı söylemiştir. Pek öyle kompozisyon bilgisiyle, masa başında mimârî çizim yapar gibi, bu güçteki nağmeler yaratılamaz.

Enderûnî Hâfız Hüsnü Efendi ile birlikte bir gecede destelenip bestelenen Bestenigâr şarkının hem hikâyesi çok bilinir, hem de TRT tarafından dranatize edilmiştir.

Paşanın cariyesi Bestenigâr vefat etmiştir. Enderûnî Hâfız Hüsnü Efendi ile Ahmet Rasim Bey konağa celbedilir. Paşa cariyesi için bir şarkı bestelenmesini arzu etmektedir. Güfteyi Ahmet Rasim Bey yazar:

 Çok sürmedi geçti tarabı şevk-i baharım
Soldu goncalarım reng-i izârım
Bir bülbül-i raksân-ı tarabnâk idim amma
Bilmem ki, neden terk-i hevâ ettin hezârım
Bu nağme-i dilsûz u gamım düştü arâka
Ben böyle gönüller yakıcı Bestenigârım

Hâfız Hüsnü Efendi de şarkıyı Berstenigâr makamında besteler. Ismarlama biraz da zorlama ile bestelettirilen bu şarkı, Cariye Bestenigârın adını taşıdığı gibi, Türk Mûsikîsi  Edvârı da mükemmel bir şarkı kazanır…
Kapağında Osmanlı Arması ve Tuğrası basılı bu kitap, Ahmet Rasim Bey’in, Mustafa Reşid Beyle beraber kaleme aldığı “Hazine-i Mekâtîb yahut Mükemmel Münşeat” adını taşımaktadır. 1307 (1901) yılında İstanbul’da basılmıştır. Mektup hazinesi veya mükemmel yazışma şeklinde aktara biliriz. Kitap, her çeşit yazışmanın örnekleriyle doludur. Tebrik nümûnelerinden tutun da kart, çek, senet, bono, iş ve tavsiye mektupları, yaş, makam, resmî ve gayr-i resmî yazıların nasıl yazılacağını örneklerle izah ediyor. Bu kitap günümüze aktarılsa bu günkü Türkçe yoksulu az okumuşların çok işine yarar.
Kitabın 142. Sayfasındaki bir nümûneyi okuyalım:

Hediye göndermiş bir zata, bir genç kız tarafından gönderilmiş teşekkürnâme.

“Lütfen ahde buyurulan kitab ile eşyay-ı sâire vâsıl-ı dest-i memnuniyet oldu. Kitab fezâil-i ahlâka müteallik olduğu gibi diger hediye-i valâları dahi bir kadına en ziyade lâzım olan şeylerden ibaret bulunmağla hissen intihâb-ı âlileri cidden takdir olunmuştur. Teşekkürât-ı mahsusamın kabulile  teveccüh-i sâmilerinin bekâsını niyaz ederim.”

 
Facebook'ta Paylaş
 
 
 
 
İsim:
Yorum:


Güvenlik Sorusu: 1 + 0 =
 
OKUYUCU YORUMLARI
 
Henüz bu yazıya ait okuyucu yorumu bulunmamaktadır.
 
KÖŞE YAZARLARI
Recep Seyhan
Evrensel Komut!
Fırat Kızıltuğ
Sar Vatan Toprağı Şairimi Sar
Naci Yengin
“Cennetin Kapısındaki Kuzu”
Şerif Aydemir
Ay Başı Zenginliği
Mehmet Cemal Çiftçigüzeli
Hak Ölçülere Bağlı Olmak
Ahmet Yüter
Bekir Sıtkı Erdoğan'ı Anma Duası
Ayşe Göktürk Tunceroğlu
Her Taraf “Hoca” Doldu!
Elif Sönmezışık
Gamlı Gönülden Gamsız Rüzgâra
Nurettin Durman
Sezai Karakoç Şiiri Açık Sözlü Bir Şiirdir
Göktan Ay
Kur’an-ın ve surelerin mealini de öğretelim?!...
Bütün Yazarlar >>
 
 
 

 
Tarihte Bu Hafta
Dergilik
Portre
Röportaj
Kitaplık
Şiir
Sinema
Tiyatro
Araştırma
Deneme
Makale
Gezi
Hatıra
Mizah
Hikaye
Hakkımızda
Çocuk Edebiyatı
Sanatalemi Yarışma
Gazeteler
Kültür Sarayı
Eskader Görüntüler